IW engine

IW engine, Infinity Ward tarafından geliştirilen ve daha çok Call of Duty serisinde kullanılan oyun motoru. İlk olarak 2005'te yayımlanan Call of Duty 2 'de kullanılan bu motor, id Tech 3'ün kaynak kodlarından yararlanılarak üretildi. Ufak geliştirmelerle, 2 sene sonra yayımlanan Call of Duty 4: Modern Warfare 'de de kullanıldı. 2009 Electronic Entertainment Expo fuarında IGN'nin, Call of Duty: Modern Warfare 2 'de kullanılan motorun "IW 4.0 engine" adını taşıyacağı açıklamasına kadar resmî bir ada sahip değildi. Motorun geliştirilmiş versiyonları ise, Treyarch'ın yapımını üstlendiği sonraki Call of Duty oyunları ile Quantum of Solace 'da kullanıldı.

Kullanıldığı oyunlar

  • Call of Duty 2 (2005) - IW engine 2.0
  • Call of Duty 4: Modern Warfare (2007) - IW engine 3.0
  • Call of Duty: World at War (2008) - IW engine 3.0
  • Quantum of Solace (2008) - IW engine 3.0
  • Call of Duty: Modern Warfare 2 (2009) - IW engine 4.0
  • Call of Duty: Black Ops (2010) - IW engine 3.0
  • Call of Duty: Modern Warfare 3 (2011) - IW engine 5.0, MW3 engine
  • Call of Duty: Black Ops II (2012) - Black Ops 2 engine
  • Call of Duty Online (2013) - IW Engine 4.0
  • Call of Duty: Ghosts (2013) - IW engine 6.0
  • Call of Duty: Black Ops III (2015) - Black Ops 3 engine
  • Call Of Duty: Infinite Warfare (2016) - IW engine 7.0
  • Call Of Duty Modern Warfare Remastered (2016) - IW Engine 7.0
  • Call Of Duty World War 2 (2017) - IW Engine 6.0, In Home Engine
  • Call of Duty: Black Ops 4 (2018) - Black Ops 4 engine
  • Call of Duty: Modern Warfare (2019) - IW Engine 8.0, MW4 Engine
  • Call of Duty: Warzone (2020) - IW Engine 8.0
  • Call of Duty: Modern Warfare 2 Campaign Remastered (2020) - IW Engine 8.0
  • Call of Duty 2020 (2020) - IW Engine 6.0, In Home Engine
  • Call of Duty: Cold War (2021)

Kaynakça

Dış bağlantılar

  • Infinity Ward resmî sitesi14 Haziran 2002 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (İngilizce)

Gorki Film Stüdyosu

Gorki Film Stüdyosu (Rusça, Киностудия имени Горького) Moskova'da bulunan Sovyet film stüdyosu. Sovyetler Birliği dağılana dek aralarında klasikleşen, uluslararası ödüller alan filmlerin de bulunduğu 1000'den fazla filme imza atmıştır. Bu

Stüdyo 1915 yılında Kostroma'lı bir girişimci tarafından Rus Film Stüdyosu (Rusça: "Киноателье «Русь»") olarak kurulmuştur.

1936 yılında stüdyo Moskova'daki Butyrskaya Caddesi'ne taşınmıştır. Rus Stüdyosu Moskova Sanat Tiyatrosu'nun oyuncuları ile çalışmış ve özellikle Rus klasiklerini sinemaya uyarlamakla ilgili faaliyet göstermiştir.

1924 yılında stüdyonun adı Dünya işçilerinin kurtuluşu anlamına gelen kelimelerden türetilen Mejrabpom-Rus olarak değiştirilmiştir. (Rusça: Международная рабочая помощь, Kısaltılmış, Rusça: Межрабпром-Русь). Sovyetler Birliği'nin ilk bilimkurgu filmi Aelita 1924 yılında bu stüdyoda çekilmiştir.

Dört yıl sonra stüdyonun adı Mejrabpomfilm (Rusça: Межрабпомфильм) olarak tekrar değiştirilmiştir. Bir sonraki değişiklik ile de 1936 yılında Soyuzdetfilm (Rusça: Союздетфильм) adını almıştır. Stüdyo bu dönemde çocuk filmleri yapmak için uzmanlaşmış dünyanın ilk stüdyosu olmuştur. İlk Sovyet sesli filmi Yaşama Bilet'de bu stüdyoda 1933 yılında çekilmiştir. Üç yıl sonra ise ilk renkli film Grunya Kurnakova gene bu stüdyoda çekilecekdir.

II. Dünya Savaşı sırasında stüdyo Tacikistan'daki Duşanbe şehrine taşınarak oradaki Tadjikfilm Stüdyoları ile birleştirilmiştir.

Moskova'ya dönüşündenden sonra 1948 yılında nihai ismi Maksim Gorki ismini almıştır. 1963-2004 yılları arasında Maksim Gorki Çocuk ve Gençlik Stüdyoları adını kullanmıştır. (Rusça: Центральная киностудия детских и юношеских фильмов им. М. Горького).

Gorki Stüdyolarında 1950'li yıllardan beri yabancı filmlere dublaj yapılmasında da faaliyet göstermiştir. 1975 yılında çocuk magazini Yeralaş bu stüdyoda filme alınmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra stüdyo yaşam mücadelesine girişmiştir.

Stüdyoda çekilen bazı ünlü filmler

  • 1924 Аэлита / Aelita (sessiz film), Yönetmen Yakov Protazanov (bilimkurgu)
  • 1926 Мать / Ana (sessiz film), Yönetmen Vsevolod Pudovkin
  • 1927 Конец Санкт-Петергбурга / St. Petersburg'un Sonu (sessiz film), Yönetmen Vsevolod Pudovkin
  • 1931 Путевка в жизнь / Yaşam Bileti (ilk sovyet sesli filmi)
  • 1934 Три песни о Ленине / Lenin İçin Üç Şarkı, Yönetmen Dziga Vertov
  • 1936 Груня Корнакова (Соловей-соловушко) / Grunya Kornakova (Solovej-solovushko) (ilk sovyet renkli filmi)
  • 1964 Морозко / Buz Adam (fantezi filmi)
  • 1967 Комиссар / Komser (drama)
  • 1973 Семнадцать мгновений весны / Baharın Onyedi Anı (savaş filmi), Yönetmen Tatyana Lioznova
  • 1981 Шестой /Altıncı (ostern), Yönetmen Samvel Gasparov
  • 1985 Гостья из будущего / Gelecekten Gelen Misafir (bilimkurgu)
  • 1988 Маленькая Вера / Küçük Vera (drama), Yönetmen Vasili Piçul
  • 1989 Подземелье ведьм / Podzemelye Vedm (bilimkurgu)
  • 2004 Арье / Arie (drama), Yönetmen Roman Kaçanov

Kaynakça

Dış bağlantılar

  • Stüdyonun Google uydu görüntüsü 12 Ekim 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • imbd'de Sovyet stüdyo 23 Aralık 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • imbd'de Rus stüdyo) 9 Şubat 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Gorki Film Stüdyosu resmi sitesi 30 Nisan 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.


VirusTotal

VirusTotal ücretsiz dosya taratmalarına izin veren bir websitesidir. Yaklaşık 55 antivirüs yazılımı barındırır. Dosyalar hem web üzerinden hem de e-posta yoluyla gönderilebilir. Oluşabilecek hatalardan dolayı dosyanın temiz olduğunu ya da zararlı yazılım içerdiğini garanti edemez. Hizmet sadece sayfaya gönderilen küçük boyutlu dosyaları ve url adresini tarar, kullanıcı bilgisayarını taramaz. Google tarafından satın alınmıştır.

VirusTotal PC World dergisi tarafından 2007'nin en iyi 100 ürününden biri olarak seçilmiştir.

Katkıda bulunanlar

VirusTotal bağımsız bir It güvenlik laboratuvarı olan ve antivirüs programlarının birçok komut satırı versiyonlarını kullanan ve yayınlanan resmi güncelleştirmeler ile düzenli olarak güncellenen Hispasec Sistemas tarafından geliştirilmiştir.

VirusTotal'e kötü niyetli yazılım karşıtı ürünleri ile katılım yapan üreticileri aşağıda bulabilirsiniz.

  • AhnLab (V3)
  • Antiy Labs (Antiy-AVL)
  • Aladdin (eSafe)
  • ALWIL (Avast! Antivirus)
  • Authentium (Command Antivirus)
  • AVG Technologies (AVG)
  • Avira (AntiVir)
  • Cat Computer Services (Quick Heal)
  • ClamAV (ClamAV)
  • Comodo (Comodo)
  • CA Inc. (Vet)
  • Doctor Web, Ltd. (DrWeb)
  • Emsi Software GmbH (a-squared)
  • Eset Software (ESET NOD32)
  • Fortinet (Fortinet)
  • FRISK Software (F-Prot)
  • F-Secure (F-Secure)
  • G DATA Software (GData)
  • Hacksoft (The Hacker)
  • Hauri (ViRobot)
  • Ikarus Software (Ikarus)
  • INCA Internet (nProtect)
  • K7 Computing (K7AntiVirus)
  • Kaspersky Lab (AVP)
  • McAfee (VirusScan)
  • Microsoft (Malware Protection)
  • Norman (Norman Antivirus)
  • Panda Security (Panda Platinum)
  • PC Tools (PCTools)
  • Prevx (Prevx1)
  • Rising Antivirus (Rising)
  • Secure Computing (SecureWeb)
  • BitDefender GmbH (BitDefender)
  • Sophos (SAV)
  • Sunbelt Software (Antivirus)
  • Symantec (Norton Antivirus)
  • VirusBlokAda (VBA32)
  • TRAPMINE(Trapmine Threatscore)
  • Trend Micro (TrendMicro)
  • VirusBuster (VirusBuster)

Araçlar

  • PEiD (PEiD)
  • pefile (pefile)
  • TrID (Marco Pontello)
  • PDFiD (Didier Stevens)

Kaynakça

Colin Clive

Colin Clive (20 Ocak 1900; Saint-Malo, Fransa - 25 Haziran 1937), İngiliz sinema ve tiyatro oyuncusu. Yönetmen James Whale'in çektiği Frankenstein ve Frankenstein'ın Gelini filmlerinde canavarın yaratıcısı Henry Frankenstein'ı oynamıştır.

Partlar

Part İmparatorluğu, Arşak İmparatorluğu (Orta Farsça: اشکانیان Eşkâniân) olarak da bilinen, eski İran’da önemli bir siyasi ve kültürel güç olup Medler'den ve Ahamenişler'den sonra gelen üçüncü yerel hanedanlıktır. Hanedanın adı, MÖ 247 yılında, Helenistik krallık Selevkoslar'ın yönetiminde bir satraplık konumunda olan İran'ın kuzeydoğusundaki Parthia bölgesini ele geçirdikten sonra bağımsızlığını ilan eden Parni kabilesi lideri I. Arşak'tan gelmektedir. Arşak'ın adı onursal bir unvan olarak kendisinden sonra gelen bütün Part kralları tarafından kullanıldı. Selevkoslar'ın hakimiyeti altında bulunan İranı, MÖ 3. yüzyılın sonlarına doğru ele geçirmeye başlayan Partlar, I. Mithridates döneminde Mezopotamya'yı Selevkoslar'ın elinden alarak imparatorluğu büyük ölçüde genişletti. MÖ 140'tan itibaren çok uluslu bir imparatorluk haline gelen Part İmparatorluğu'nun genişlemesiyle birlikte, başkent günümüzde Türkmenistan sınırları içinde bulunan Nisa’dan, Dicle kıyısındaki günümüzde modern Bağdat’ın güneyinde yer alan Ktesifon'a taşınmıştır. Ktesifon'un yanı sıra belirli dönemlerde Ekbatana ve Susa gibi şehirler imparatorluğa başkentlik yaptı. Partlar'ın zirve zamanında yönettiği bölgeler arasında İran'ın tamamı ile günümüz ülkelerinden; Irak, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan, Tacikistan, Pakistan ve Afganistan'ı kapsıyordu. Ahameniş İmparatorluğu'nun mirasçıları olduğu iddiasıyla "Şehinşah" (Kralların Kralı) olarak adlandırılan Part hükümdarları, II. Mithridates döneminden itibaren hem Yunanların hem de Ahamenişlerin soyundan geldiklerini iddia etmeye başladı. II. Mithridates döneminin son yıllarında MÖ 95 yılından itibaren "Partların karanlık çağı" adı verilen bir karışıklık dönemine giren imparatorluk, II. Orodes'in MÖ 57'de kontrolü kesin olarak sağlamasından sonra tekrar büyük bir güç haline geldi.

Partların ilk düşmanları batıda Selevkoslar ve doğuda İskitlerdi. Ancak imparatorluk batıya doğru genişledikçe Ermenistan Krallığı ve Roma ile çatışmaya başladı. Roma ve Parthia, Ermenistan'a sahip olmak için birbirleriyle yarıştı. Ağır süvariyi icat eden Partlar bundan dolayı Roma İmparatorluğu'nun doğudaki en büyük düşmanıydı. Partlar MÖ 53’te Carrhae Savaşı’nda Romalı prokonsül Marcus Licinius Crassus’u büyük bir yenilgiye uğrattılar. Birkaç yüzyıl boyunca Roma-Part savaşları sırasında Romalılar Mezopotamyayı işgal ederek Seleucia ve Ktesifon şehirlerini ele geçirdiler ancak hiçbir zaman ellerinde tutamadılar. Persis eyaletinin satrabı olan I. Erdeşîr'in ayaklanıp IV. Artabanus'u 224’te öldürmesiyle Part İmapratorluğu yıkıldı ve İran ile Yakın Doğu'nun çoğunu, 7. yüzyılda Müslümanların fethetmesine kadar yöneten Sasani İmparatorluğu'nu kuruldu. Son Part Kralı VI. Vologases son sikkesini 228 yılında bastırdı. Akdeniz Havzası'ndaki Roma İmparatorluğu ile Çin'deki Han Hanedanlığı arasındaki İpek Yolu ticaret yolunda bulunan imparatorluk, büyük bir ticaret merkeziydi.

Köken ve kuruluş

Antik Yunan döneminde yaşamış olan tarihçi, coğrafyacı ve filozof Strabon, Parthia'yı fetheden ilk Arsakes, yarı göçebe Parni kabilesine ait bir İskittir demektedir. I. Arşak, Part İmparatorluğunu kurmadan önce İranlılardan oluşan ve Dahae Konfederasyonunu oluşturan antik bir Orta Asya kabilesi olan Parni kabilesinin şefiydi. Doğu İran dili konuşan Parniler, İlk olarak Ahamenişlerin sonrasında Selevkosların hakimiyetindeydiler. Andragoras adındaki Parthia satrabının Selevkoslara karşı ayaklanması sonucu Selevkosların bölgedeki hakimiyeti kaybetmesini büyük bir fırsat olarak gören Parni kabilesi lideri I. Arşak Parthia'yı ele geçirdi.

Genişleme

Selevkos kralı III. Antiokhos, MÖ 210 VE 209'da Parthia ve Baktria'yı geri almak için büyük bir sefer düzenledi. Ancak başarısız olarak II. Arşak ile anlaşma yapmak zorunda kaldı. I. Phraates, Selevkosların müdahalesi olmadan imparatorluğu yöneten ilk part hükümdarıydı. Part İmparatorluğunu genişleterek Kafkasya'ya Sedd-i İskender'e kadar dayandırdı. Ancak Partların en büyük genişlemesi ve en büyük sınırlara sahip olması MÖ 171-138 tarihleri arasında hüküm süren kardeşi I. Mithridates döneminde gerçekleşti. Selevkoslara sırtını dönmeye başlayan I. Mithridates, MÖ 148 yılında Medya bölgesi ve Ekbatana şehrini ele geçirdi. Bu başarıları Partların, MÖ 141 yılında Mezopotamya'daki Babil şehrini gele geçirmesi olayı izledi. I. Mithridates ilk sikkelerini Babil'de bastırdı ve resmi bir tören yaptırdı. Hirkana'ya geri çekilirken Susa şehrini de ele geçirdi. MÖ 139 yılına gelindiğinde tüm İran platosu Partların eline geçmişti. Bununla birlikte artık Partlar, Mezopotamya'dan Hindistan'daki İndus Nehrine kadar uzanan geniş bir coğrafyada hüküm sürmeye başladı.

Hekatompilus, Partların ilk başkenti idi, Mithridates, Selevsiya'da, Ekbatana'da, Ktesifon'da ve Arşak krallarının mezarlarının bulunduğu yeni kurduğu Mithradakert'de(Nisa, Türkmenistan), kraliyete ait özel binalar kurmuştu. Ekbatana, kraliyet ailesinin yaz mevsimleri için gözde şehri olmuştu. Ktesifon ancak Gotarzes döneminde başkent olacaktı. Selevkos kralı II. Demetrius Nikator, MÖ 140 yılında Partlara karşı bir ordu topladı ancak Selevkoslar mağlup edilerek Demetrius, Part orduları tarafından ele geçirilip Hirkanay'ya götürüldü. I. Mithridates, konuğuna burada çok iyi davranarak kızı Rhodgune'yi onunla evlendirdi. Selevkos kralı VII. Antiokhos Sidates, MÖ 130 yılında Mezopotamya'yı geri almak için sefere çıktı. Part komutanı Indates, Büyük Zab'ta yenilgiye uğradı ve Antiokhos Babil'i ele geçirdi. Ordularını, Medya bölgesine ilerlettikten sonra Partlar ateşkes isteğinde bulundu. Ancak Antiokhos'un bazı şartları vardı. Arşaklılar, Parthia dışındaki tüm toprakları Selevkoslara bırakacak, yüklü miktarda haraç ödenecek ve II. Demetrius Nikator serbest bırakılacaktı. Partlar, Demetrius'u serbest bıraktı ancak diğer şartlar kabul edilmedi. Antiokhos, MÖ 129 yılında Medya'da bir isyanı bastırmakla meşgul iken bölgeye giren Part ordusu, savaştan Antiokhos'u öldürdü. Ceset, gümüş bir tabut içinde Suriye'ye gönderildi.

Part-Roma savaşları

Romalılar ve Parthlar arasındaki çekişmelerin temelinde Armenia topraklarının paylaşılamaması yatmaktaydı. II. Mithridates'in Ermenilere boyun eğdirmesiyle birlikte Roma'nın Kilikya proconsulü Lucius Cornelius Sulla, Fırat Nehri kıyısında Melitine'de Part elçisi Orobazos ile görüşerek bir uzlaşma sağladı. Bundan böyle Fırat Irmağı Romalılar ve Parthlar arasındaki sınırı belirleyecekti. Armenia Krallığı’nda başgösteren taht kavgaları sırasında Romalı general Pompeius güçlerinin Fırat’ın doğusuna geçmeleriyle Parthlar ve Romalılar arasındaki çekişmelerin temeli atılmış oldu. Romalılar ve Parthlar arasında sınır ihlaline dair bir uzlaşma sağlansa da Parth kralı Roma’nın üstünlüğünü kabul etmiş oluyordu. Romalılar ve Parthlar arsındaki bu uzlaşma Roma’nın triumvirlerinden Marcus Licinius Crassus ’un Parth seferi ile bozulmuştur. Parth kralı Orodes'in komutanlarından Surena MÖ 53’te Carrhae Savaşı’nda Romalıları büyük bir bozguna uğrattı. Rustaham Suren Pahlav olarak da bilinen Surena (MÖ 83-53) Suren hanedanına bağlı Partlı bir liderdi. Marcus Licinus Crassus’un öldürülüp 40 bin Romalı askerin bir kısmının imha edip bir kısmının esir alınmasıyla Crassus’un mağlubiyeti Romanın en büyük yenilgilerinden biri olarak tarihe geçti.

Roma’daki iç savaşta Pompeius'u mağlup eden Caesar Part seferini gerçekleştiremeden MÖ 44’te bir suikaste kurban gitti. MÖ 36’da Romalı Marcus Antonius’un başarız bir Parth seferi bilinmektedir. Roma İmparatoru Augustus dönemi’nde MÖ 21-20 yılında Tiberius Nero komutasındaki Roma ordusu, Carrhae Savaşı’nda kaybedilen Roma sancaklarını ve hala yaşayan Romalı esirleri geri almak ve Armenia’yı bağımlı bir krallık yapmak amacıyla Partlar üzerine sefere çıktı. Bu iki istek de Partlar tarafından barışçıl bir şekilde kabul edildi. Zaman zaman Romalılar üstünlük kazansalar da MS 116, 161 ve 217 yıllarında düzenledikleri büyük seferlerin hiçbirinde Parthia’yı tam olarak ele geçiremediler. Roma imparatoru Traianus’un 114-115 yıllarında Doğu, Güneydoğu Anadolu ve Yukarı Mezopotamya’ya sefer düzenlediği, Armenialılar ve Parthları kontrol altına aldığı bilinmektedir. MS 116’da Susa’yı ele geçiren Traianus, bir suikaste kurban giderek öldürülen Parth kralının ardından yeni Parthia kralı olarak taçlandırılmıştır. Bu sefer esnasında Roma senatosu Traianus’a “Parthicus” (Parth Fatihi) unvanını vermiştir.

Marcus Aurelius Dönemi’nde de Parth kralı III. Vologases’in Romalıların Kappadokia valisini yenilgiye uğratması üzerine, Aurelius kardeşi Lucius Verus’u Doğu’ya gönderdi ve Romalılar bölgede yeniden egemenliği sağladılar. Seleukeia ve Ktesiphon ele geçirildi. Septimius Severus dönemi’nde MS 197’de Mezopotamya ele geçirildiği esnada, Romalılar bir kez daha Fırat’ı geçmişler ve Seleukeia ve Ktesiphon’u ele geçirmişlerdi. Septimius Severus’un oğlu İmparator Caracalla Parthlara karşı bir fetih hareketi amacıyla 214'te doğuya doğru hareket etti. 214-215 kışını Nikomedia’da geçirdikten sonra 215 Mayısında Antiokheia’ya geldi. Part İmparatorluğunda V. Vologases ile V. Artabanos iktidar mücadelesinde olduklarından iç savaş yaşıyordu. Caracalla Artabanos’a onun kızıyla evlenmek istediğini ve onun Roma dostu olmasını önerse de V. Artabanos bu teklifi reddetti. İmparator Caracalla kışı geçirmek için Edessa’ya çekildi, Partlara karşı yeni bir seferin hazırlıklarına başladı. Fakat Edessa’dan Karhaia’a giderken yolda muhafız subaylarından biri tafarından öldürüldü. Caracalla’nın ardından imparator ilan edilen Macrinus, Nisibis yakınlarında Partlar ile giriştiği savaşta Partların karşısında çok zorlandı ve 217 yılının sonbaharında 200 milyon sestertius haraç ödeyerek barışı kabul etti.

Part sikkeleri

Part sikkeleri esas itibarıyla İran topraklarında tedavüldeydi. Ancak Partların ticaret faaliyetlerinin gelişmesiyle Part sikkeleri, Partların komşu oldukları bölgelerde de ele geçirilmiştir. Volga boyunda, Kafkaslarda ve Çin gibi pek çok yerde Part sikkelerine rastlanmıştır. Yaklaşık 50 Part kralı sikke bastırmıştır. Part sikkelerinin 14'ten fazla darphanede basıldıkları anlaşılmkatadır. Drahmiler çeşitli darphanelerde basılmasına rağmen, tetradrahmiler sadece Tigris kıyısındaki Seleukeia'da basılırdı. Sikkelerde görülen yazı esas olarak Eski Yunanca'dır. Thykhe ve kralın başı arasında bulunan Yunan numaraları, Selevkos erasına göre sikkenin basıldığı yılı vermektedir.

Part sikkelerinin ana birimi 4 gr ağırlığındaki gümüş drahmidir. Dört drahmi ağırlığında basılan gümüş sikkelere ise Tetradrahmi denirdi. 48 bronz Part sikkesi 1 gümüş drahmiye eşitti. Başlangıçta sikkelerdeki gümüş oranı %95 gibi oldukça yüksek bir oranda iken son dönemlerde %60 oranında bakır ve diğer metal alaşımlar hazırlanmıştı. Altın sikke basmayan Partlar, altını sadece mücevher için kullanmaktaydı. Bronz sikkeler ise günlük alışveriş ve daha ufak çaplı ticarette kullanılırdı.

Gümüş drahmi ve tetradrahmilerin ön yüzünde sikkeyi bastıran kralın başı bulunsa da arka yüzde hanedanın kurucusu I. Arsakes'in adı yer almaktaydı. II. Mithradates döneminden itibaren Part sikkelerinde görülen ilginç bir özellik, kral portrelerinde kralların alınlarında bir nokta gibi betimlenen krali siğil/yumrulardır. Bunlar 18 kralın sikkesinde görülür. Bir görüşe göre bunlar iyi huylu ırsi bir tümördür. Partlar muhtemelen bunu asil bir kana sahip ve hanedan üyesi olmanın bir göstergesi olarak kabul ediyorlardı.

Galeri

Kaynakça

Ayrıca bakınız

  • Partlar İmparatorluğu Hükümdarları
  • Sasani İmparatorluğu
  • Araks Krallığı
  • İran


Jovane Cabral

Jovane Cabral

Jovane Eduardo Borges Cabral, Sporting CP'den kiralık olarak İtalyan kulübü Lazio için kanat oyuncusu olarak oynayan Cape Verde'li profesyonel bir futbolcu ve Cape Verde milli takımı.

Donat

Donat

Donut, özellikle ABD'de bol tüketilen tatlı bir çörek. Şeker ve yağ açısından oldukça zengin olan çöreğin kalorisi fazladır. Birçok çeşidi vardır ve Amerikalılar genellikle kahvaltıda tercih ederler. Başlıca iki şekilde üretilir: simit donut ve deliksiz donut.

Sefo

Sefo

Sefo ya da gerçek ismiyle Seyfullah Sağır (d. 16 Mart 1998, Samsun, Türkiye), Türk rapçi ve söz yazarıdır.

Hayatı ve kariyeri

16 Mart 1998 tarihinde Samsun’da doğdu.

Mart 2018'de ilk şarkısı Yalan ile müzik kariyerine başladı. Şubat 2019'da çıkardığı Poz teklisinden sonra daha çok müziğe odaklanmaya karar vermiştir. 18 Nisan 2019'da Up Down teklisini çıkardı.

28 Haziran 2019'da 362 teklisini çıkardı. Bu tekliden sonra Derdi Ne şarkısını çıkardı. Şarkılarında genellikle pop ritmi kullanır.

21 Şubat 2020 tarihinde Başa Sar adında bir tekli yayımladı, şarkının diğer isimleri arasında beatinde Aerro ve Sefo'ya eşlik eden Yase bulunmakta.

Diskografi

Single'lar

  • Yalan (2018)
  • Poz (2019)
  • Up Down (2019)
  • 362 (2019)
  • Derdi Ne? (2019)
  • Başa Sar(ft. Aerro, Yase) (2020)
  • Rest (2020)
  • Kaybol(ft. Revart) (2020)
  • Nerdeyim? (2020)
  • Geri Gel (2020)
  • Ardından (2021)
  • YOUNGSTAR (2021)
  • İhtiyacım Yok (2021)
  • Liman (2021)
  • Toz Duman (2021)
  • Bonita(ft. Reynmen) (2021)
  • Bilmem mi? (2021)
  • Affettim (2022)
  • Mírame (Bilmem mi? Remix)(ft. Reik) (2022)
  • Yarım Kalır(ft. Revart) (2022)
  • Tutsak (2022)
  • Isabelle(ft. CAPO) (2022)

Kaynakça

Dış bağlantılar

  • Spotify'da Sefo 20 Temmuz 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Instagram'da Sefo
  • YouTube'da Sefo 28 Ağustos 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Twitter'da Sefo

Balkan Ninnisi

Balkan Ninnisi

Balkan Ninnisi, ilk bölümü 21 Hazirn 2022 tarihinde yayınlanan Türk yapımı televizyon dizisi. Dizinin başrollerinde Erdal Özyağcılar, Özlem Türkad, Merih Öztürk ve Emre Bey yer almaktadır.

Oyuncu kadrosu ve karakterler

Genel bakış

Kaynakça

Jimnastik

Olimpiyatlarda yarışma düzenlenen dalı için bakınız: Artistik jimnastik

Jimnastik, bedeni, fiziksel yapısını düzeltme güçlendirme ve geliştirme amacıyla düzenli hareket ettirme sanatıdır. Bedeni çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılan alıştırmaların tümü, idman ve kültürfizik hareketleri jimnastiğin kapsamına girer. Bu disiplin; erkeklerde, yer alıştırmaları, paralel bar, barfiks, halka ve kulplu beygir; kadınlarda yer alıştırmaları, türdeş olmayan çubuklar, barfiks, denge kalası alıştırmalarını içerir.

İyileştirme ve öğrenme amaçları güden tıbbi jimnastik ve eğitim jimnastiğiyse sanattan çok bilim ulamı içinde sayılmaktadır.

İnsanın fiziksel ve ahlaki yetilerini eğitmek, fiziksel ve ruhsal verimini artırmak amacıyla beden çalışmalarından yararlanan "fiziksel eğitim", jimnastikten ayrı bir daldır.

Arnautovic

Arnautovic

Marko Arnautović, kanat ve forvet mevkilerinde görev alabilen Avusturyalı futbolcudur. Şu an Serie A takımlarından Bologna'da forma giymektedir.

Bülent Ersoy

Bülent Ersoy

Bülent Ersoy (9 Haziran 1952, İstanbul), Türk sanat müziği şarkıcısı. Sanatçı "Diva" lâkabıyla bilinir.

Kariyeri

1952-1981: Erken yaşam

9 Haziran 1952 tarihinde, İstanbul'da doğdu. Sanat hayatına özel müzik dersleri alarak başladı. Çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmeye başlayan Bülent Ersoy, İstanbul Konservatuvarına 2 ay devam etmiştir. Hocası Süheylâ Altmışdört Bülent Ersoy'un konservatuvara 2 ay devam ettiğini ve sonra bıraktığını açıkladı. Eğitimi süresince Melahat Pars ve Rıdvan Aytan gibi üstatlardan özel dersler almıştır. Konservatuvardan mezun olduğunda, aldığı akademik terbiye vasıtasıyla müzikal tecrübelerini geliştirme fırsatı bulmuş ve 1970 yılında Fıstıkağacı, Üsküdar'da, bugün Oya Düğün Salonu olarak bilinen, dönemin ilk aile gazinolarından birisi olan Özlem Aile Gazinosu'nda sahneye ilk adımını atmıştır. Sunar Konser Bürosu-Fikret Torun tarafından düzenlenen ses yarışmasına katılarak bu yarışmada birinciliği kazanmış ve 1000 lira para ödülü almıştır. Akabinde bu gazinoda üç ay kadar assolist olarak çalışmış, 1971 yılında ilk 45'liği Lüzûm Kalmadı-Neye Yarar Gelişin, Saner Plak'tan çıktı. Sanatçı bu 45'liğinde söz ve müziği Muzaffer Özpınar'a ait "Lüzûm Kalmadı" ve "Neye Yarar Gelişin" adlı eserleri seslendirmiştir.

1973: İlk Nişan

2016 yılında ise, meslektaşı Türk sanat müziği sanatçısı Onur Akay, seneler sonra Bülent Ersoy'un operasyon öncesi dönemine ait hiçbir yerde olmayan fotoğraflarını paylaştı ve Ersoy’un fotoğraftaki kadınla 1973 yılında nişanladığını açıkladı. Magazin gündemine bomba gibi düşen fotoğraflar üzerine Bülent Ersoy, Onur Akay'a 50 bin TL tazminat istemiyle dava açtı. 22. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017 yılının Temmuz ayında yapılan ilk duruşmada, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmetti ve dosya içeriğine girmeden görevsizlik kararı verdi. Ersoy daha sonra Akay'ı affetti.

1974-1979: İlk sahne deneyimi

1974'te Maksim Gazinosu'nda sahneye çıkmıştır. Çıkardığı klasik uzun çalar "Tuti-i Mucizeyi Guyem Ne Dersem Lâf Değil" adlı plakla rekor satış elde etti. Maksim Gazinosu'nun sahibi Fahrettin Aslan, Bülent Ersoy'u assolist olarak çıkarmaya karar verdi. Ancak gerçek soy ismi Erkoç olan sanatçının soyadı Müjdat Gezen tarafından Ersoy olarak değiştirilmiştir.

Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar'ın temsilcisi olarak başladığı sanat hayatında, akademik sanat kariyerinin de yüksek olması ve aldığı eğitiminde getirileriyle olağanüstü bir yorumcu ve büyük bir tavrın sancaktarı oldu. "Baharı Bekleyen Kumrular Gibi", "Dert Çekmeye Gidiyorum" gibi her okuduğu şarkıyla grafiği sürekli yukarı tırmandı. O yıllarda TRT için birçok klasik Türk müziği şarkısı seslendirmiştir. Yetmişli yıllarda; o dönemdeki müzik piyasasında pop, arabesk ve fantezi gibi ticari şarkılar revaçta olmasına karşın bir albümünde ismini verdiği Itrî'nin "Tut-î Mucize-I Gûyem gibi eserlerden oluşan koyu klasik bir uzunçalar yaptı. Bu ilk uzunçalar çalışması müzik piyasasında satış rekoru kırdı.

1980-1989: Yasaklı dönemi

Bülent Ersoy, 80'li yıllarda Beddua, İtirazım Var, Yüz Karası, Düşkünüm Sana, Mahşeri Yaşıyorum, Yaranamadım gibi dönemin popüler müzik türü olan Arabesk müzik tarzında albümler yaparak o dönemin ruhunu yansıtan şarkıları başarıyla seslendirir. Yüksek satış grafikleri yakalayan Ersoy, Beddua, Yüz Karası gibi aynı adlı sinema filmlerinde de rol alır.

Ağustos 1980'de İzmir Fuarı'nda seyircilerden gelen tezahürat sonrası göğüslerini açınca İzmir Cumhuriyet Savcılığı, hakkında soruşturma açtı. Eylül 1980'de Kordon'daki evinde bir hâkime hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanarak Buca Cezaevi'nde tutuklu kaldı. 12 Eylül darbesi sonrası Haziran 1981'de dönemin İç İşleri Bakanı Selahattin Çetiner tarafından çıkartılan kanunla beraber transseksüel sanatçılarla birlikte sahne yasağı aldı. Yasağı 8 Ocak 1988 tarihinde kaldırıldı.

14 Nisan 1981'de Londra'da geçirdiği cinsiyet değiştirme ameliyatıyla kadın oldu, ancak Türkiye cinsiyet değişikliğini tanımıyordu. 1983'te Danıştay, Bülent Ersoy'un "hukuken erkek olduğuna ve gazinolarda ancak erkek kıyafeti ile sahneye çıkabileceğine" karar verdi. 'Pembe nüfus kağıdı' alması yıllar sonra, sahne yasağını da kaldıran dönemin başbakanı Turgut Özal'ın öncülüğünde 1988'de çıkartılan, cinsiyet değiştirmeye izin veren kanun sayesinde oldu.

Bülent Ersoy sahne yasağı olduğu dönemde Avrupa da gurbetçilerin yoğun yaşadığı Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa gibi ülkelerde İbrahim Tatlıses, Ferdi Tayfur, Gülden Karaböcek, Müslüm Gürses, Mahmut Tuncer, Mehmet Ali Erbil gibi sanatçıların yer aldığı geniş bir kadroyla konserler verdi. Bu konserlerin bir kısmı Türkiye de Gurbet Kervanı konserleri adı altında video olarak yayınlandı. Bülent Ersoy, 1988 yılında sahne yasağının kaldırılmasının ardından Ali Sami Yen Stadı, İnönü Stadı ve Abdi İpekçi Spor Salonu'nda 'Hasret Konserleri' adı altında ücretsiz halk konserleri verdi. 1988, 1989 ve 90'lı yılların başlarında İstanbul Gülhane Parkı'nda geniş katılımların olduğu halk konserleri veren sanatçı izleyicilerden büyük ilgi gördü.

1990 ve sonrası

Bülent Ersoy yasaklı olduğu yıllarda çeşitli Avrupa ülkelerinden vatandaşlık teklifi aldı. 1989 yılında Adana'da verdiği bir konser sırasında bir seyirciden gelen "Çırpınırdı Karadeniz" adlı isteği okumadığı için kurşunlanarak bir böbreğini kaybetti. 2011 yılında Aşktan Sabıkalı çıkartan sanatçı, hâlen çeşitli konserler vermektedir. Popstar Alaturka adlı şarkı yarışmasında jüri üyeliği yapmıştır.

Yurt içinde ve yurt dışında yüzlerce konser veren, Avustralya'da verdiği konseri için ismini taşıyan ayrıca albüm yayınlayan Bülent Ersoy, Düşkünüm Sana, Yaşamak İstiyorum, Biz Ayrılamayız ve Ablan Kurban Olsun Sana gibi satış grafiği yüksek albümlere imza attı. 1995 tarihini taşıyan "Benim Dünya Güzellerim", "S Müzik" etiketiyle çıkan ilk albümü oldu. Selçuk Tekay'ın müzik yönetmenliğini, Özkan Turgay'ın aranjörlüğünü yaptığı albümde on şarkı seslendirdi. Yine aynı yıl makam ve usulüne uygun olarak "Alaturka 95" adında bir albüm yaparak Klasik Türk müziği'ne katkıda bulunmuştur. Muzaffer Özpınar'ın yönetmenliğini yaptığı albümde Hacı Arif Bey, Münir Nurettin Selçuk, Kemani Serkis Efendi gibi birçok müzisyenin eserlerini yeniden yorumlamıştır. On dört eserin yer aldığı çalışmada; "Aziz İstanbul", "Dönülmez Akşamın Ufkundayız", "Nerelerde Kaldın Ey Servi Nazım" gibi klasik eserlerin yanında "Alıverin Bağlamamı Çalayım" ve "Karam" adlı iki de anonim türküye de yer vermiştir.

Bülent Ersoy, bir sonraki çalışmasını 1997 yılında yayınlamış, Maazallah ismini taşıyan albüm, piyasaya sürülmeden yankı uyandırmıştır. Albümün hazırlık aşamasında Halil Karaduman ve Osman İşmen'le çalışan sanatçı, popüler şarkılardan ve anonim türkülerden oluşan bir repertuvar seslendirdi. Albüme ismini veren "Maazallah" adlı şarkısının video klibi ise büyük ses getirdi. Bülent Ersoy'un bir sonraki albümü ise 2002'de çıkardığı Canımsın albümü olmuştur. 2011 yılında Aşktan Sabıkalı albümünü müzikseverlerin beğenesine sunan Bülent Ersoy, bu albümünde söz ve müziği Tarkan imzalı Bir Ben Bir Allah Biliyor parçasını Tarkan ile birlikte seslendirdi. Bülent Ersoy gazinoların kapanmasıyla birlikte 2000'li yıllarda uzunca bir süre Günay Restaurant'ta sahne almıştır. Bülent Ersoy son büyük konserini Selami Şahin ile birlikte, 27 Ağustos 2019 da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda vermiştir.

İlkler

1980 yılında London Palladium'da ve 1983 yılında Madison Square Garden'da sahne alan ilk Türk sanatçısı olmuştur. 30 Mart 1997'de ise Ümmü Gülsüm'den sonra, etnik müzik sazlarıyla Olympia müzikholünde sahne alan ilk Türk sanatçı olmuştur. Bülent Ersoy ayrıca Ajda Pekkan ve Dario Moreno'dan sonra Olympia'da konser veren ilk Türk sanatçısı olmuş, sahnede elli kişiden oluşan orkestrasıyla dört saat süren bir program sunmuştur.

Ses Profesörü ödülü

Bugüne kadar otuzun üstünde albüm yayınlayan sanatçı, Türk Müzik Tarihi'nde isminden söz ettirmiştir. Sanatçı, klasik şarkılar alanında gelmiş geçmiş en önemli yorumcular arasında yer aldı. Müzik yaşamı boyunca sayısız ödül aldı. Geniş entervalli ve yüksek volümlü sesi, Japonya'da ses laboratuvarlarında yapılan testler sonucu ‘yüzde yüz kusursuz’ bulundu ve 1997 yılında "Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru" unvanıyla ödüllendirildi.

Görüşleri ve hakkında açılan davalar

Deniz Baykal tarafından açılan dava

Bülent Ersoy, 2005 yılında bir magazin programında geçmişte kendisine konulan sahne yasağının kaldırılması için girişimde bulunduğu anlatırken “12 Eylül döneminde sahne yasağımın kaldırılması için şimdi bir parti genel başkanı olan kişi benden servet istedi.” dedi. Bu açıklamanın ardından DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar söz konusu liderin kendisi olmadığını belirterek “Sağ parti lideri olduğunu söyleyemem.” dedi. Bunun üzerine gözler dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a çevrildi.

Baykal, o dönemde avukatlık yaptığını vurgulayarak Bülent Ersoy'un kendisine danışmak amacıyla telefon ettiğini ve yalnızca 2 dakika görüştüğünü, ayriyeten para konusuna dair hiçbir şey konuşulmadığını söyledi. Bunun üzerine Bülent Ersoy basın toplantısı düzenledi. Ersoy, yaptığı açıklamalarda Kemancı şarkısının söz yazarı Mehmet Yüzüak'ı şahit göstererek Ankara'da Dedeman Oteli'nin arkasındaki bir ofiste Deniz Baykal ile yüz yüze görüştüğünü iddia etti ve “Hatta Deniz Bey'in üzerinde gri bir takım vardı. Bu kadar ayrıntıyı hatırlıyorsam, bugünün 1 trilyonu eden 100 milyonu istediğini de hatırlayabilirim.” dedi. Ayrıca buluşmaya aracılık eden kişinin İnci Baba olarak bilinen ünlü mafya babası Mehmet Nabi İnciler olduğunu iddia etti. Ek olarak Baykal'ın kendisinden istediği 100 milyon liranın sırf avukatlık ücreti mi olduğunu, yoksa sahne yasağının kaldırılması için çeşitli kişilere rüşvet olarak dağıtılmak için mi kullanılacağını bilmediğini söyledi.

Bu basın açıklamasının ardından Deniz Baykal, hem rüşvet hem de mafya imasından dolayı kişilik haklarını ihlal ettiği iddiasıyla Bülent Ersoy'a 300 bin liralık tazminat davası açtı. Dava sonunda mahkeme, Ersoy'a para cezası verdi ancak Ersoy karara itiraz edince dava Yargıtay'a taşındı. 25 Mart 2008'de Yargıtay, yerel mahkemenin kararını onayarak Bülent Ersoy'un, Baykal'a faiziyle birlikte 15 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Askerlik hakkındaki görüşleri sebebiyle açılan dava

26 Şubat 2008'de Popstar Alaturka adlı şarkı yarışmasında, TSK'nın Irak'ın kuzeyine yaptığı bir askerî operasyon sırasında gerçekleşen 15 can kaybını “Tamam vatan bölünmez, bilmem ne olmaz; ama göz göre göre de bu çocukları bütün analar doğursun, toprağa versinler. Bu mu yani? (...) «Şehitler ölmez vatan bölünmez» hep aynı klişe laflar. Hep bunu söylüyoruz zaten. Çocuklar gidiyor, kanlı gözyaşları, cenazeler... Klişeleşmiş laflar...” cümleleriyle eleştirmiştir. Aynı programda kendisi gibi jüri üyesi olan Ebru Gündeş'le de polemik yaşamıştır.

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı, bu sözleri üzerine Bülent Ersoy hakkında ‘halkı askerlikten soğutma’ suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlattı. Ancak mahkeme, Ersoy'un sözlerini fikir özgürlüğü olarak gördü ve beraat kararı verdi.

Diskografi

Albümleri

Filmografi

Kaynakça

Dış bağlantılar

  • Resmî site
  • Instagram'da Bülent Ersoy
  • Discogs'ta Bülent Ersoy diskografisi
  • SinemaTürk'te Bülent Ersoy 14 Haziran 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

Fall Guys

Fall Guys

Fall Guys, Devolver Digital Games tarafından geliştirilen ve yayınlanan çevrimiçi olarak oynanan çok oyunculu bir video oyunudur. Microsoft Windows ve PlayStation 4 için 16 Mayıs 2018'de E3'te ilan edildi ve 31 Temmuz 2020'de piyasaya sürüldü.

Nara (prefektörlük)

Nara prefektörlüğü (Japonca: 奈良県Nara-ken), Japonya'nın prefektörlüklerinden biridir. Prefektörlük Kansai bölgesinde yer almaktadır. Yüzölçümü 3,691.09 km² olan prefektörlüğün nüfusu 1 Mart 2011 tarihi itibarı ile 1,396,849'dur. Prefektörlüğün merkezi Nara şehridir.

İdari bölümler

Nara prefektörlüğü, 12 şehir ile yedi ilçeye (15 kasaba ile 12 köy) ayrılmaktadır.

Şehirler

İlçeler

Kaynakça

Dış bağlantılar

  • Resmî site

Hrithik Roshan

Hrithik Rakesh Roshan (d. 10 Ocak 1974, Mumbai, Maharashtra, Hindistan), Hint aktör.

Biyografi

Hrithik Rakesh Roshan sinema dünyasında halihazırda köklü bir aileden gelmektedir. Babası, müzik direktörü ve film yönetmeni Rakesh Roshan'dır. Annesi Pinky, yapımcı ve yönetmen J. Om Prakash'ın kızıdır. Aynı zamanda amcası Rajesh Roshan müzik direktörüdür.

Çocukluk döneminde Mumbai'de Bombay Scottish School'da eğitim aldı. Sydenham College'a girdi ve ticaret bölümünden mezun oldu.

20 Aralık 2000 tarihinde eski film artisti Sanjay Khan'ın kızı iç mimar Sussane Khan ile evlendi. İlk çocukları Hrehaan Roshan 2006'da, ikinci çocukları Hridhaan Roshan 2008'de dünyaya geldi.

Kariyeri

Hrithik, 80'lerde çocuk oyuncu olarak üç filmde rol aldı ancak 90'ları babasının asistanı olarak kamera arkasında geçirdi. 2000 yılında babası tarafından yönetilen Kaho Naa... Pyaar Hai filminde Amisha Patel ile başrolü paylaştı. Film yılın en hit filmi olmayı başardı ve Filmfare Ödülleri'nde en iyi film ödülünü aldı. Hrithik aynı Filmfare Ödülleri'nde en iyi çıkış yapan oyuncu ve en iyi erkek oyuncu dallarında iki ödül birden alarak bir gecede yıldız haline geldi. Aynı yıl ayrıca gişede başarısız olmasına rağmen kendisine en iyi aktör adaylığı getiren Fiza ve Misyon Keşmir filmlerinde de oynayarak başarılı bir sene geçirdi.

2001 yılına Yaadein ve Kabhi Khushi Kabhie Gham filmleriyle giriş yaptı. İkinci filmle Hrithik ikinci yılında çeşitli iyi eleştiriler alsa da hiç ödül kazanamadı. 2002 yılında yer aldığı her üç filmi de başarısızdı. Bunlar Mujhse Dosti Karoge!, Hum Tum Jaano ve Aap Mujhe Achche Lagne Lage idi.

2003 yılında, babasının yönettiği bilimkurgu filmi Koi... Mil Gaya'da da göründü. Bu yılın en büyük hit filmi oldu ve Hrithik'e Filmfare Ödülleri'nde ikinci kez en iyi erkek oyuncu ödülü, ek olarak eleştirmenler tarafından verilen en iyi erkek oyuncu ödülünü getirdi.

2004 yılında kendi performansı beğenilmesine rağmen başarısız bir film olan Lakshya filminde rol aldı.

2005 yılında durakladı, 2006 yılında, bugüne kadar kariyerinin en büyük hitlerinden biri olan Koi... Mil Gaya'nın devamı Krrish'i yaptı. Bu filmde Hintler tarafından doğal bir insan gibi görünen bir süper kahramanı canlandırdı. Krrish ile Filmfare Ödülleri haricinde birçok ödül aldı.

2006 yılında nihayet Aishwarya Rai ile birlikte rol aldığı film Dhoom 2'de ilk defa kötü adam rolü yaptı. Bu film yılın ve Bollywood tarihinin en büyük hitlerinden biri oldu ve Filmfare Ödülleri'nde Hrithik'e üçüncü en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı.

2007 yılında oğluna vakit ayırmak için hiçbir film projesinde yer almadı, 2008 yılında ise Aishwarya Rai ile tekrar başrolde olduğu başarılı film Jodhaa Akbar ile geri döndü. Bu film ile Filmfare Ödülleri'nde dördüncü kez en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı. Hrithik sonrasında Uruguaylı aktris Barbara Mori ile bir çift oldukları Kites filmini kaydetti ve ve 2010 yılı için planlanan Guzarish filminde Aishwarya ile tekrar rol almak için Sanjay Leela Bhansali ile sözleşme imzaladı.

Kaynakça

Dış bağlantılar

  • IMDb'de Hrithik Roshan

Marmaray

Marmaray

Marmaray, Türkiye'nin İstanbul ve Kocaeli illerinde hizmet veren banliyö treni sistemidir. Sistem, İstanbul Boğazı'nın altında inşa edilen Marmaray Tüneli'nin inşa edilmesi ve Avrupa Yakasındaki Halkalı Tren İstasyonu ile Anadolu Yakasındaki Gebze Tren İstasyonu arasında yer alan ve Marmara Denizi boyunca uzanan mevcut B1 ve B2 banliyö hatlarının modernizasyonu sonucu hayata geçirilmiştir. İnşaat çalışmaları Şubat 2004'te başlamış ve projenin tamamlanma tarihi olarak Nisan 2009 olarak ilan edilmiştir. Ancak çalışmalar sırasında ortaya çıkan tarihî ve arkeolojik buluntular nedeniyle gecikmeler yaşanmış ve projenin ilk etabı 29 Ekim 2013'te, ikinci etap çalışmaları ise 12 Mart 2019'da hizmete girmiştir.

Marmaray projesi kapsamında, batırma tüp tünel (1,4 km), delme tüneller (toplam 9,4 km), aç-kapa tüneller (toplam 2,4 km), yer üstünde üçüncü bir hat, üç yeni yer altı istasyonu, 37 yer üstü istasyonu (yenileme ve iyileştirme), yeni işletim kontrol merkezi, depo sahaları, atölyeler, bakım tesisleri inşa edilmiş ve 440 vagonluk modern demiryolu araçları satın alınmıştır. Bu trenler şu an Halkalı - Gebze ve Ataköy - Pendik arası hizmet vermektedir.

Tarihçe

Ön hazırlık

  • İlk fizibilite etüdü, 1985 yılında tamamlanmıştır.
  • Fizibilite etüdü ve güzergahın yeniden güncellenmesi ile ilgili çalışmalar, 1997 yılında tamamlanmıştır.
  • TK-P15 sayılı Japon Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC) kredi anlaşması, 17 Eylül 1999'da imzalanmıştır
  • 2000 yılı ilkbaharında Müşavirlik Önyeterlik Süreci başlamıştır.
  • 28 Ağustos 2000'de Müşavirlerden teklifler alınmıştır.
  • 13 Aralık 2001'de Avrasya Ortak Girişimi ile Mühendislik ve Müşavirlik Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmıştır.
  • 15 Mart 2002'de Müşavirlik Hizmetleri başlatılmıştır.
  • 25 Temmuz 2002'de jeoteknik etüt ve incelemeler başlatılmıştır.
  • 23 Eylül 2002'de İstanbul Boğazı'ndaki batimetrik etütler başlatılmıştır.
  • 2 Aralık 2002'de İstanbul Boğazı'ndaki derin deniz sondajları başlatılmıştır.
  • 6 Haziran 2003'te BC1 (Raylı tüp tünel geçişi ve istasyonlar) İhale Dokümanları, önyeterlik almış olan yüklenici firmalara gönderilmiştir.
  • 3 Ekim 2003'te yüklenicilerden BC1 (Raylı tüp tünel geçişi ve istasyonlar) İhalesi içim teklifler alınmıştır.

İnşaat aşaması

BC1 (Raylı tüp tünel geçişi ve istasyonlar) 3,3 milyar TL, CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) 1,042 milyar €, CR2 (Demiryolu araçlarının temini) 586 milyon €, Müşavirlik Hizmeti 264 milyon TL maliyet ile gerçekleştirilmiştir. Proje JBIC, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası tarafından finanse edilmiştir.

  • Mayıs 2004'te BC1 (Raylı tüp tünel geçişi ve istasyonlar) Sözleşmesi, TGN Ortak Girişimi ile imzalanmıştır.
  • Ağustos 2004 itibarıyla yapım sahaları TGN'ye teslim edilmiştir.
  • Ekim 2004 itibarıyla yapım işlerine başlanılmıştır.
  • 8 Ekim 2004 tarihinde CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) Sözleşmesi ile ilgili olarak yüklenici firmalara önyeterliğe davet duyurusu yapılmıştır.
  • CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) ile ilgili olarak Avrupa Yatırım Bankası'dan sağlanan 200 milyon €'luk 1. dilim kredi, Sözleşme A (No:22.693 TR), 22 Ekim 2004 tarih ve 8052 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmiştir.
  • CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) ile ilgili olarak Avrupa Yatırım Bankası'dan sağlanan 450 milyon €'luk 2. dilim kredi, Sözleşme B (No:23.306 TR), 20 Şubat 2006 tarih ve 10099 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmiştir.
  • CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) teklifleri 15 Şubat 2006 tarihinde alınmış olup en düşük teklifi veren Alstom-Marubeni-Doğuş (AMD) Grubu sözleşme görüşmelerine davet edilmiştir.
  • CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) ile ilgili olarak Avrupa Yatırım Bankası'dan sağlanan 400 milyon Euro'luk kredi, Sözleşme CR2 (No:23.421 TR), 14 Haziran 2006 tarih ve 10607 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmiştir.
  • BC1 (Raylı Tüp Tünel geçişi ve İstasyonlar) işi ile ilgili olarak Ayrılık Çeşmesi ve Yedikule tünellerini delme işlemini gerçekleştirecek TBM'ler (Tünel Açma makineleri) 21 Aralık 2006 tarihinde törenlerle çalışmaya başladı.
  • BC1 (Raylı tüp tünel geçişi ve istasyonlar) ile ilgili olarak imalatı tamamlanan E11 nolu ilk batırma tüp tünel elemanı Boğaz tabanında kazılan hendeğe 24 Mart 2007 tarihinde yerleştirilmiştir.
  • CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) kapsamında 21 Haziran 2007 tarihinde Alstom-Marubeni-Doğuş (AMD) Grubuna yer teslimleri yapılarak işe başlanılmıştır.
  • BC1 (Raylı tüp tünel geçişi ve istasyonlar) kapsamında son olarak E5 nolu 7. batırma tüp tünel elemanı Boğaz tabanında kazılan hendeğe 01 Haziran 2008 tarihinde yerleştirilmiştir.
  • CR2 (Demiryolu araçlarının temini) İhalesine 07 Haziran 2007 tarihinde çıkılmış olup, 12 Mart 2008'de isteklilerden teklifler alınmıştır.
  • CR2 (Demiryolu araçlarının temini) İhalesi 10 Kasım 2008 tarihinde sonuçlanmış olup, Hyundai Rotem firması ile sözleşme imzalanmıştır.
  • BC1 (Raylı tüp tünel geçişi ve istasyonlar) kapsamında Ayrılık Çeşmesi'nden kazı yapmaya başlayan TBM Üsküdar Makas Tüneline Şubat 2009 tarihinde ulaşmıştır.
  • 4 Ağustos 2013'te inşaatı %95 oranında tamamlanan Marmaray'ın deneme seferlerine başlanmıştır.
  • 29 Ekim 2013'te ilk etap hizmete girmiştir.
  • CR1 (Banliyo hatlarının iyileştirmesi) projesi İspanyol Obrascon Huarte Lain (OHL) firması tarafından yürütülmüştür.
  • Projenin ikinci etabı 12 Mart 2019'da hizmete girmiştir.

Gecikmeler

9 Mayıs 2004'te Marmaray inşa alanında arkeolojik kazılar başlamıştır. Uzman arkeologlarla tarafından İstanbul Arkeoloji Müzeleri yönetimi altında önemli tarihi kalıntılar çıkarılmıştır. Suyun altında yapılan araştırmalar ise bütün dünyada büyük heyecan uyandırmış ve yüzyıllar öncesinden gelen hazineler gün yüzüne çıkarılmıştır. İlgili kurumlar tarafından Marmaray projesi kapsamındaki çalışmalardan etkilenebilecek alanlara yönelik kapsamlı çalışmalar yapılarak yer altındaki tarihi eserlere en az düzeyde zarar verilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla daha projenin teklif aşamasındayken güzergâh boyunca yer alan tarihi yapıların envanteri çıkarılmış ve uyum pozisyonu tespit edilmiştir. Proje kapsamında Anadolu Yakası'nda Üsküdar, Ayrılık Çeşmesi ve Kadıköy; Avrupa Yakası'nda Sirkeci, Yenikapı ve Yedikule'de bulunan tarihi eserler gün yüzüne çıkarılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Planlama Müdürlüğü çıkan tarihi eserlerle (gemi batıkları, el yapımı tarihi eserler vb.) Yenikapı Aktarma Merkezi içinde bir müze açmıştır. İstanbul Bölge Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu çözümleri uyarınca, Kızıltoprak, Bostancı, Feneryolu, Maltepe, Göztepe, Kartal, Erenköy, Yunus ve Suadiye istasyonları, tarihi özellikleri nedeniyle, mevcut yerlerde muhafaza edilmiştir. Bulunan eserler arasında 36 gemi, liman, sur, tünel, kral mezarı, 8.500 yıl öncesine ait ayak izleri vardır. Toplamda 11.000 bulgu ve eser çıkarılmıştır. Kazılarda bulunan tarihi eserler müze-istasyon şeklinde yapılan Yenikapı Aktarma Merkezi'nde sergilenmektedir.

Tüp geçiş kısmının gecikme sebebi, 2005 yılında Avrupa tarafından karaya çıktığı yerde bulunan, Bizans İmparatorluğu dönemine ait arkeolojik kalıntılar ile Üsküdar, Sirkeci ve Yenikapı bölgelerindeki yapılan arkeolojik çalışmalardır. Kazılar sonucu 4. yüzyıl döneminde şehrin en büyük limanı olan Theodosius Limanı gün yüzüne çıkmıştır.

Mevcut demiryollarının modernizasyonu etabı ise herhangi bir engel olmamasına karşın bir türlü başlanamamış; Pendik - Gebze kesimi 2012'de, Sirkeci - Halkalı ve Haydarpaşa - Pendik kesimi ise 2013 yılında yenilenmek üzere kapatılmıştır. 24 ay süreceği açıklanan yenileme çalışmaları gecikmelerden dolayı altı yıla kadar çıkmış ve 12 Mart 2019'da hizmete girmiştir.

Güzergâh

Marmaray, B1 (Sirkeci - Halkalı) ve B2 (Haydarpaşa - Gebze) banliyö hatlarının iyileştirilmesi ve Marmaray Tüneli ile birbirine bağlanması ile hayata geçirilmiştir. İkinci etabın da tamamlanmasıyla 76,6 km uzunluğundaki hat 43 istasyonla hizmet vermektedir.

İnşaat tamamlandığında Marmaray'a bağlı hat, 1,4 km. (tüp tünel) ve 12,2 km. (delme tünel) TBM boğaz geçişi ve Avrupa yakasında Halkalı - Sirkeci, Anadolu yakasında Gebze - Haydarpaşa arasındaki kısımlar olmak üzere yaklaşık olarak 76 km uzunluğunda olması planlanmaktaydı. Farklı kıtalardaki demiryolları İstanbul Boğazı'nın altından batırma tüp tüneller ile birleştirildi. Marmaray, 60,46 metre derinliği ile raylı sistemler tarafından kullanılan dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahiptir.

Ayrılık Çeşmesi - Gebze ve Halkalı - Kazlıçeşme arasındaki hat sayısı 3, Ayrılık Çeşmesi - Kazlıçeşme arasındaki hat sayısı 2'dir.

Hizmetler

Sistemin öngörülen çalışma saatleri şu şekildedir;

  • Şehiriçi yolcu trenleri

Yolcu trenleri 06.00 - 22.00 saat aralıklarında tüp tüneli kullanabileceklerdir.

  • Şehirler arası yolcu trenleri

Yolcu trenleri sefer saatlerine göre tüp tüneli kullanabileceklerdir.

  • Yük trenleri

Ataköy - Pendik güzergahında hizmet veren ara hat 8 dakika sıklıkla çalışmaktadır. Halkalı - Gebze güzergahında hizmet veren ana hat 15 dakika sıklıkla çalışmaktadır.

Yük trenleri, Tekirdağ - Derince Tren Feribotu kaldırılmasından dolayı, sistemi her saat aralığında kullanabilecektir.

Marmaray, günlük kullanımı 1.000.000 yolcu hedeflenmesi rağmen açılığından itibaren ilk yıl günlük ortalama 136.000 kişi taşımıştır. Gebze-Halkalı bölümünün açılması ile günlük 1.000.000 yolcu hedefine ulaşılması beklenmektedir. 365 gün içinde Marmaray'da 100.000 sefer yapılmış ve bu seferlerde toplam 50 milyon yolcu taşınmıştır. Yolcuların %52'si Avrupa yakasından, %48'i Anadolu yakasından Marmaray hattını kullanmıştır.

Ücretlendirme

Marmaray'da yapılan yolculuklar, katedilen istasyon sayısına göre kademeli ücretlendirilmektedir. Buna göre ilk 7 istasyondan baz ücret alınmakta, daha sonra her 7 istasyon için kademe sayısı artırılarak ücret alınmaktadır.

2 Ağustos 2021 (2021-08-02) itibarıyla ücret tarifesi aşağıdaki gibidir:

İstasyonlar

76,6 kilometrelik Marmaray hattı üzerinde tamamı engelli erişimine sahip kırk üç istasyon bulunmaktadır. Bunlardan otuz sekiz tanesi İstanbul'da, beş tanesi Kocaeli'de yer almaktadır.

Halkalı istasyonundan uluslararası trenlere ve Halkalı - Bahçeşehir Raylı Sistemi'ne; Bakırköy, Bostancı, Gebze, Halkalı, Pendik ve Söğütlüçeşme istasyonlarından Yüksek Hızlı Trenlere ve anahat trenlerine; Gebze, Halkalı ve Pendik istasyonlarından bölgesel trenlere; Ayrılık Çeşmesi, Üsküdar ve Yenikapı istasyonlarından İstanbul metrosu'na; Sirkeci ve Yenikapı istasyonlarından İstanbul tramvayı'na; Küçükçekmece ve Söğütlüçeşme istasyonlarından metrobüslere; Bostancı, Sirkeci ve Üsküdar istasyonlarından Şehir Hatları vapurlarına ve Kartal, Pendik, Sirkeci ve Yenikapı istasyonlarından İDO feribotlarına aktarma yapılabilmektedir.

Ortalama istasyon aralığı 1,9 km. ve ortalama istasyon boyu ise en az 225 metredir.

Trenler

CR2 Demiryolu Araç İmalı etabında 2013 yılına kadar, 34 adedi 10'lu vagonlardan, 20 adedi 5'li vagonlardan oluşan toplam 440 vagonluk 50 adet banliyö tren seti Güney Kore'den ithal edilmiştir. Toplam maliyeti 586 milyon dolar olan setlerin sadece 5'li vagonlardan oluşan 12 seti 2013 yılında Kazlıçeşme - Ayrılık Çeşmesi arası banliyö kısmının devreye alınmasıyla hizmete girmiş, 10'lu vagondan oluşan 34 adet set açılan kısımda 10'lu trenlerin manevra kabiliyeti için gerekli uzunlukta ray-makas sistemi olmadığı için hizmete alınamamıştır. 13 Mart 2019 tarihi ile açılan Halkalı - Gebze hattıyla 10'lu setler de hizmete alınmıştır. Marmaray şu anda her iki hatta 10 vagonlu veya 5+5 vagonlu trenlerle hizmet vermektedir.

Ayrıca bakınız

  • İstanbul'da toplu taşıma

Kaynakça

Özel
Genel

Efe, Recep ve Cürebal, İsa. (2011). Impacts of the “Marmaray” Project (Bosphorus Tube Crossing, Tunnels and Stations) on Transportation and Urban Environment in Istanbul. Stanley D. Brunn (Ed.), In: Engineering Earth-The Impacts of Megaengineering Projects. Chapter 41. ISBN 978-90-481-9919-8, e-ISBN 978-90-481-9920-4, DOI 10.1007/978-90-481-9920-4. Springer: Dordrecht, Heidelberg, London, New York, https://www.academia.edu/4050997/Impacts_of_the_Marmaray_Project_Bosphorus_Tube_Crossing_Tunnels_and_Stations_on_Transportation_and_Urban_Environment_in_Istanbul/ 6 Aralık 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..

Dış bağlantılar

  • Resmî site

Nur Tuğba Namlı

Nur Tuğba Namlı

Nur Tuğba Namlı (evlilik öncesi soyadı: Algül; d. 15 Haziran 1983, Mersin), Türk sunucudur.

Hayatı

Balıkesir Üniversitesi mezunudur. Var Mısın Yok Musun yarışmasında keşfedildikten sonra Gülgûn Feyman'dan sunuculuk dersleri aldı. SKY Türk kanalında gece haber bülteni sunuculuğu yaptıktan sonra 18 Nisan 2011'de sunucu olarak transfer olduğu NTV'de, 7 Ağustos 2012'de canlı yayın arasında şehit haberi sunarken şarkı söylemesi nedeniyle ekranlardan uzaklaştırıldı. Kasım 2014'te, NTV'deki görevinden ayrılarak TV8'e transfer oldu. TV8'de yayınlanan Survivor Panorama adlı programın sunuculuğunu yaptı. Günümüzde Kanal D'de Hakan Ural ile birlikte Neler Oluyor Hayatta isimli programı sunmaktadır.

Özel hayatı

Mayıs 2015'te Mustafa Namlı ile evlenen Nur Tuğba Namlı'nın iki çocuğu vardır.

Sunduğu programlar

  • 2014-2015 - Ütopya Panorama - TV8
  • 2016-2018 - Survivor Panorama - TV8
  • 2018-2019 - Gel Konuşalım - TV8
  • 2019-günümüz - Neler Oluyor Hayatta - Kanal D

Reklam

  • 2017 - Çocuk Market

Kaynakça

Bloemfontein

Bloemfontein, Güney Afrika'nın yargı başkentidir. Nüfusu 369.568 olan şehir Orange nehrinin kıyısındadır.

İklim



Aziz Basmacı

Aziz Basmacı (d. 9 Haziran 1910 - ö. 14 Mart 1978), Türk tiyatro ve sinema oyuncusudur.

Hayatı

1910 yılında o zaman Osmanlı toprağı olan Selanik'te doğan Aziz Basmacı, İstanbul'da Şişli Terakki Lisesi'ni bitirdi.

Cumhuriyet Gençler Mahfeli’nde seyirci karşısında ilk kez göründüğünde 11 yaşındaydı. Şişli Halkevi Tiyatro Kolu’nda çeşitli etkinliklere katıldı; yeni deneyimler kazandı. Hayatını kazanmak için bir süre manifaturacılık da yaptı. 1928’de Para Delisi adlı oyunla profesyonel oyunculuğa geçti. Asıl ününü 1945’de girdiği Ses Opereti’nde yaptı. Salamon ve Tikli Adam rolleriyle büyük üne kavuştu. Yeni Ses, Şen Ses Operetleri’nin temel kadrolarında yer aldı. 1950'li ve 60'lı yıllarda tiyatroda çok sayıda güldürü eseri ve vodvilde rol almıştır. Bir halk komiği olarak ün kazanan Basmacı 60 kadar filmde karakter oyuncusu olarak rol aldı. Kurucusu olduğu Film-San Vakfı’nın onur üyesiydi. Yıllarca Muammer Karaca Tiyatrosu’nda çalıştı. Kenan Büke ile ortaklaşa kurdukları, - Aziz Basmacı - Kenan Büke Topluluğu! - kendi adlarını taşıyan tiyatroda sanat hayatını noktaladı. Kart Horoz adlı oyunu, aylarca kapalı gişe sahnelenmiş, Basmacı’nın son büyük başarısı olmuştu. 1969’da çok ağır sürmenaj geçirdi. Ağır hastalığı, onu çok sevdiği tiyatro ve sinemadan uzun süre uzaklaştırdı. 14 Mart 1978'de trenle Ankara'ya giderken yolda geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.

Oğulları Yusuf Basmacı ve Nejat Basmacı da günümüzde televizyon dizileri ve reklam filmlerinde oynamaktadır.

Filmografi

  • Kara gözlüm - Gazinocu Arnavut Osman
  • Arım alım peteğim - Akordeoncu
  • Turist Ömer Yamyamlar Arasında - Elmas peşinde koşan safari şapkalı patron
  • Darıldın mı cicim bana - Emlak zengini Hüsnü
  • Keloğlan aramızda - Berber Eşref
  • Yankesici kız
  • Şakayla karışık- Ferhat Ağa
  • Yaralı aslan
  • Hırsız

Dış bağlantılar

  • Aziz Basmacı 6 Mayıs 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., SinemaTürk

Kaynakça

Diclehan Baban

Diclehan Baban (d. 3 Mayıs 1934, İstanbul - ö. 3 Aralık 1978, İstanbul) Şarkıcı, sinema oyuncusu.

Baban aşiretine dayanan bir ailede doğdu. Büyük büyük dedesi Babanzade Abdurrahman Paşa'dır. Çamlıca Kız Lisesi'nde okudu. İstanbul Şehir Konservatuvarı Müzik bölümüne girdi. 1950'li yıllarda İstanbul Radyosu'nda şarkı söyledi. Tevhit Bilge Tiyatrosu’nda ve Aksaray Küçük Opera’da sahneye çıktı. Kamera karşısına geçişi 1960 yılında Şoför Nebahat filmiyle olmuştur. Genellikle "vamp kadın", "üvey anne", "şarkıcı" gibi tipleri canlandıran yardımcı oyuncu rollerinde yer aldı.

Babası eski valilerden Abbas Recai Nüzhet, Neslihan Baban'ın kız kardeşi, Necip Fazıl Kısakürek'in baldızı ve Cihad Baban'ın ise yeğeni olan Diclehan Baban, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Hilmi İşgüzar tarafından bizzat tedavi amacı ile Londra'ya gönderilmiş ancak bu durum yetersiz kalmıştır. 3 Aralık 1978'de kanser hastalığından dolayı ölmüştür.

Filmografi

  • Yarınsız Adam – 1976
  • Kanlı Sevda - 1974
  • Memleketim - 1974
  • Belalılar - 1974
  • Züleyha - 1973
  • Aşkın Kaderim Oldu - 1972
  • Saraylar Meleği - 1971
  • Sevdiğim Uşak - 1971
  • Çılgın Bakireler - 1971
  • Hesabı Görelim - 1971
  • Kiralık Katil - 1971
  • Mualla - 1971
  • Şerefimle Yaşarım - 1971
  • Katil Kim - 1971
  • Yaralı Ceylan - 1970
  • Günahımı Çekeceksin - 1970
  • Müthiş Türk - 1970
  • Güzel Şoför - 1970
  • Fatoş Talihsiz Yavru - 1970
  • Kara Gözlüm - 1970
  • Çalınmış Hayat - 1970
  • Şeytan Kayaları - 1970
  • Meçhul Kadın - 1970
  • Tehlikeli Oyun - 1970
  • Acı Yalan - 1969
  • Ana Yüreği - 1969
  • Aşk Yarası Derindir - 1969
  • Galatalı Fatma - 1969
  • Sokak Kedisi - 1969
  • Yanık Kaval - 1969
  • Devlerin Aşkı - 1969
  • Yaşayan Hatıralar - 1969
  • Asi Kabadayı - 1969
  • Gurbette Ölenler - 1969
  • Gülnaz Sultan - 1969
  • Kibar Ali - 1969
  • Hayat Kavgası - 1969
  • İnsanlar Yaşadıkça - 1969
  • Deli Murat - 1969
  • Bin Yıllık Yol - 1968
  • Kezban - 1968
  • Kader Ayırsa Bile - 1968
  • Fantoma İstanbul'da Buluşalım - 1967
  • Karanfilli Kadın - 1966
  • Ah Güzel İstanbul - 1966
  • Kucaktan Kucağa - 1966
  • Nefesini Keseceğim - 1966
  • Battal Gazi - 1966
  • Siyahlı Kadın - 1966
  • Çiçekçi Kız - 1965
  • Bir Garip Adam - 1965
  • Üç Kardeşe Bir Gelin - 1965
  • Biz de Vatandaşız - 1965
  • Sıkı Dur Geliyorum - 1964
  • Hızlı Yaşayanlar - 1964
  • Dağ Başını Duman Almış - 1964
  • Avare Yavru Filinta Kovboy - 1964
  • Azrailin Habercisi - 1963
  • Ölüm Pazarı - 1963
  • Hancının Kızı - 1963
  • Kendini Arayan Adam - 1963
  • Bire On Vardı - 1963
  • Çapkın Hırsız - 1963
  • Acı Ve Tatlı - 1962
  • Geçti Buranın Pazarı - 1962
  • İkimize Bir Dünya - 1962
  • Karanlıkta Yaşayanlar - 1961
  • Sepetçioğlu - 1961
  • Şafakta Buluşalım - 1961
  • Yedi Günlük Aşk - 1961
  • Otobüs Yolcuları - 1961
  • Ve Allah Aptalları Yarattı - 1960
  • Küçük Kahraman - 1960
  • Elveda Hatıralar - 1960
  • Namus Uğruna - 1960
  • Şoför Nebahat - 1960

Dış bağlantılar

  • IMDb'de Diclehan Baban 10 Ocak 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Sinema Türk'te Diclehan Baban

İtalyanca

İtalyanca (italiano ya da lingua italiana), çoğunluğu İtalya ve İsviçre'nin güneyindeki Ticino kantonunda yaşayan 61 milyon kişi tarafından konuşulan Hint-Avrupa dil ailesine mensup bir Romen dilidir. İtalyan asıllı göçmenlerce Amerika Birleşik Devletleri'nde, Arjantin'de, Brezilya'da, Kanada'da ve Avustralya'da da sıkça konuşulur.

Orta Çağ itibarıyla Halk Latincesi (Vulgar Latince) çeşitli dillere ayrılmıştır. Orta Çağ'ın sonunda Floransa şehrinin kültür ve edebiyat üstünlüğü etkisiyle, Toskana yazı dilinden bugünkü İtalyanca şekillenmiştir. Dilin gelişiminde Boccaccio, Dante Alighieri ve Petrarca gibi isimlerin Latince yerine Toskana ağzını kullanmalarının büyük etkisi vardır. Buna rağmen İtalyan dili, siyasi birliğin de uzun zaman tamamlanamamış olmasının da etkisiyle bölgeden bölgeye büyük farklılıklar taşır. Her bölgenin kendine özgü şivesi vardır. Buna ek olarak İtalyanca gibi Halk Latincesinden türemiş ancak İtalyancadan farklı ve karşılıklı anlaşılabilirlik göstermeyen 30 civarı dil de İtalyada bulunmaktadır. Çoğu İtalyanca konuşuru hem İtalyanca ve şivelerini, hem de kendi bölgesel dillerini (örneğin Sicilyaca veya Furlanca) konuşmaktadır.

Diğer Romen dilleriyle (Fransızca, İspanyolca, Portekizce, Rumence, Katalanca gibi) büyük benzerlikler taşır. İtalyancayı iyi bilen birisi diğer Romen dillerini de kısa zamanda öğrenebilir. İtalyanca ve Sardunyaca, Latinceden en az farklılaşmış yaşayan diller olarak nitelendirilmektedir.

İtalyanca, kelimelerin hemen hemen tamamının ünlü harfle bitmesi ve kesif vurgularıyla kendine özgü bir melodiye sahiptir. İtalyanca, Rönesans devrinde lingua franca görevini görmüş olduğundan diğer dilleri etkilemiştir ve özellikle müzik alanında terminoloji İtalyanca’dır. İtalyanca dünyanın sayılı melodik dillerinden biridir.

Alfabe

İtalyan alfabesinde 21 harf bulunur. J, K, W, X ve Y harfleri İtalyancada kullanılmaz, sadece yabancı kelimelerde bulunur.

Okunuş

  • C harfi a, o, u harflerinin önünde bulunduğunda k [kʰ] olarak okunurken, e ve i harflerinden önce Türkçedeki ç [ʧ] gibi okunur.
  • Ch ve gh harfleri daima e ve i harflerinin önüne yazılır ve sırasıyla k ve g şeklinde okunurlar.
  • G harfi a, o, u harflerinin önünde normal g olarak okunurken, e ve i harflerinden önce Türkçedeki c harfi gibi okunur.
  • Gl "ly" olarak, gn ise "ny" olarak okunur: “Taglia” (beden) talya olarak, “ogni” (her) onyi olarak okunur.
  • H harfi İtalyancada hiçbir zaman okunmaz. Eşsesli kelimelerde anlam karışıklılığını ortadan kaldırmak için kullanılır. Örneğin "anno" (yıl) ve "hanno" (sahip olmak fiilinin 3. çoğul şahıs çekimi). Yabancı kelimelerde de okunmaz, örneğin "hotel".
  • R harfi İtalyancada Türkçede olduğundan daha kuvvetli yuvarlatılır.
  • Z sesi "dz" olarak, zz ise "ts" olarak okunur: “Zucchero” (şeker) dzukkero, “pizza” ise pitsa olarak okunur.

"C" ile "g" harfleri ve "Sc" kombinasyonu

Vurgu ve tonlama

Çoğu İtalyanca kelimede vurgu sondan ikinci hecededir.

Örneğin: adesso (şimdi), liceo (lise)

Bazı kelimeler ise bu kurala uymaz ve vurgu kelimenin herhangi başka hecesinde bulunabilir.

Örneğin: fragola (çilek), cinema (sinema)

  • Vurgusu son hecede olan kelimelerde ünlü harfler sola yatık olan grave imi (à, è, ì, ò, ù) ile gösterilir. Bu aksanlar vurguda istisnaları gösterip, kelimenin sadece son harfine eklenir. Kelimenin başında veya ortasında olan vurgular için grave imi kullanılmaz.

Örneğin: caffè (kahve), lunedì (pazartesi)

  • İmi sağa yatık olan acute imi (é) ise kelimeye aksan verir ve İtalyanca da (istisnalar dışında) kelimenin sadece son harfinde bulunur.

Örneğin: trentatré (otuz üç), perché (çünkü)

  • Bazı kelimelerde ise diyakritik işaretler anlam ayırımı için önem taşır.

Örneğin: la (dişi belirteç) - là (orada)

Dilbilgisi

İtalyancada isimlerin tamamı erkek ya da dişi olarak betimlenir. Erkek kelimeler genellikle “-o” harfiyle, dişi kelimeler ise genellikle “-a” harfiyle biter. Erkek çoğul “-i”, dişi çoğul ise genellikle “-e” takısını alır. Dolayısıyla erkek çocuk “bambino”, kız çocuk “bambina”, erkek çocuklar “bambini”, kız çocuklar ise “bambine” olarak söylenir.

Sıfatlar isimlerin cinsiyetine uyar. Bambino bello=Güzel erkek çocuk, Bambina bella=Güzel kız çocuk, Bambini belli= Güzel erkek çocuklar, Bambine belle=Güzel kız çocuklar.

Belirteçler

Fiiller

İtalyancada fiiller şahıslara göre ve zamana göre çekilir. Bu şahıslar io (ben), tu (sen), lui (erkek o), lei (dişi o ya da Siz), noi (biz), voi (siz), loro (onlar) dur. Şimdiki zamanda (Presente) fiil kökünün sonuna konan eklerle şahıslar betimlendiğinden şahıs gizli özne olarak kalabilir:

İtalyanca’da 4 geçmiş zaman, 1 şimdiki zaman, 1 gelecek zaman, 1 şart, 1 geçmiş şart olmak üzere pek çok zaman bulunur. Ancak zamanların bazıları gündelik konuşmada kullanılmaz.

Bütün Hint-Avrupa dillerinde olduğu gibi cümle dizimi özne-yüklem-tümleç şeklindedir:

  • Luigi viene da casa (Luigi evden geliyor)
  • Parlo con te (Seninle konuşuyorum)

İtalyanca bir pasaj

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Madde 1:

Orijinal metin: "Tutti gli esseri umani nascono liberi ed eguali in dignità e diritti. Essi sono dotati di ragione e di coscienza e devono agire gli uni verso gli altri in spirito di fratellanza."
Türkçe: "Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler."

Bazı İtalyanca kelimeler

  • sì - evet.
  • no - hayır.
  • ciao - merhaba.
  • grazie - teşekkür ederim.
  • prego - bir şey değil.
  • Come stai - Nasılsın?
  • Bene - iyi
  • Bello - güzel
  • per favore - lütfen
  • mi scusi - affedersiniz
  • buonanotte - iyi geceler
  • buongiorno - günaydın
  • buonasera - iyi akşamlar
  • arrivederci - hoşça kalın

Çekirdek aile

  • il fratello - erkek kardeş/ağabey
  • la sorella - kız kardeş/abla
  • il padre/il papà - baba
  • la madre/la mamma - anne

Birkaç ülke ve dilleri

  • Italia - İtalya
  • l’italiano - İtalyanca
  • Turchia - Türkiye
  • il turco - türkçe
  • Inghilterra - İngiltere
  • l'inglese - İngilizce

İtalyanca sayılar

  • 1 - Uno
  • 2 - Due
  • 3 - Tre
  • 4 - Quattro
  • 5 - Cinque
  • 6 - Sei
  • 7 - Sette
  • 8 - Otto
  • 9 - Nove
  • 10 - Dieci
  • 11 - Undici
  • 12 - Dodici
  • 13 - Tredici
  • 14 - Quattordici
  • 15 - Quindici
  • 16 - Sedici
  • 17 - Diciassette
  • 18 - Diciotto
  • 19 - Diciannove
  • 20 - Venti
  • 21 - Ventuno
  • 22 - Ventidue
  • 23 - Ventitré
  • 28 - Ventotto
  • 30 - Trenta
  • 40 - Quaranta
  • 50 - Cinquanta
  • 60 - Sessanta
  • 70 - Settanta
  • 80 - Ottanta
  • 90 - Novanta
  • 100 - Cento
  • 200 - Duecento
  • 1000 - Mille
  • 2000 - duemila
  • 10000 - diecimila
  • 100000 - centomila
  • 1000000 - milione

Notlar

Kaynakça

  • Berloco, Fabrizio (2018). The Big Book of Italian Verbs: 900 Fully Conjugated Verbs in All Tenses. With IPA Transcription, 2nd Edition. Lengu. ISBN 9788894034813. 9 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Eylül 2019. 
  • Mioni, Alberto (2001). Elementi di fonetica. Padova: Unipress. 
  • Canepari, Luciano (1999). Il MªPI - Manuale di pronuncia italiana. Bologna: Zanichelli. 

Dış bağlantılar

  • İstanbul İtalyan Kültür Merkezi

Denarius

MÖ 211'den itibaren Roma Para sistemine dahil olan denarius, (çoğul: denarii) küçük Gümüş Sikke'lerdir ve yavaşça itibarı azaldığı için yerine çıkarılan antoninianus'lara kadar tedavüle çıkan en yaygın para olarak kalmıştır.

Tarihi

Denarius ilk olarak İkinci Pön Savaşı'nın sürdüğü MÖ 211 yılında, Roma Cumhuriyeti'nde, o zamanlar ortalama 4.5 gram olarak basılmıştır (kesilmiştir). Bu ağırlığını bir süre muhafaza ettikten sonra, MÖ 2. yüzyıl'da ağırlığı (bir Roma Pound'unun 1/84 olacak şekildi) 3.9 gram'a düşürülür. Bu ağırlığınıda İmparator Nero dönemine kadar korur ve ardından (Pound'un 1/96) 3.4 gram'a geriler. Nero zamanında içerdiği gümüş miktarı düşürüldü. Daha sonraki Roma İmparatorları tarafından değeri 3. yüzyıl'a doğru 3 gram'a kadar indirildi. İlk basıldığı tarihte değeri olan 10 As, denarius'a "onluk ya da on içeren" anlamına gelen adını verir. Yaklaşık MÖ 141'de As'ın ağırlığında meydana gelen azalmayı yansıtacak şekilde 16 as olarak tekrar tarife edildi. Denarius, 3. yüzyıl'da yerini alacak olan antoninianus basılana kadar Roma İmparatorluğunun en çok basılan sikkesi oldu. Bu sikkenin son basımı bronz olarak Aurelian zamanında 270-275 ve Diokletian yönetiminin ilk yılında 284'te oldu.

Değer karşılaştırması ve gümüş içeriği

20. yüzyıl öncesi paraları hakkında çok fazla tipte üretilmiş olmaları sebebi ile kıymet karşılaştırması yapmak çok zordur. Satın alma gücü, ekmek baz alındığında İmparatorluğun ilk yıllarında yaklaşık olarak 20 US$ olarak tahmin edilmiştir. Klasik tarihçiler muntazaman Roma Cumhuriyeti'nde ve Roma İmparatorluğu'nun erken dönemlerinde niteliksiz bir işçi ve sıradan bir asker için vergisiz ücretin 1 denarius yani yaklaşık 20 US$ olduğunu söyler. (bir karşılaştırma olarak, niteliksiz bir Amerikalı işçi federal asgari ücret tarifesine göre günde 8 saatlik bir çalışma süresi için en az 41 US$ kazanırken ortalama bir Amerikalı aynı süre için günde yaklaşık 180 US$ kazanır.) İmparatorlukta bir denarius içerisindeki güncel gümüş miktarı yaklaşık 50 grains (1 grain=64.79891 miligram) ya da 1/10 troy ounces'sudur. (1 troy ounce=1 troy ounce = 31.1034768 gram)

Gümüş içeriğinin kalitesi, politik ve ekonomik dalgalanmalara bağlı olarak değişim gösterir. Gallienus yönetiminde, Antoninus ince gümüş kaplamalı bir bakır sikkeydi.

Etkileri

Denarius artık düzenli olarak basılmadığı halde, bir hesaplama aracı olarak kullanılmaya devam edildi ve adı anlaşılamayan bir biçimde sonraki Roma sikkeleri içinde kullanıldı. Denarius'un tükenmeyen mirası İngiliz penny'si için "d" kısaltması olarak 1971'e kadar kullanıldı. Fransa'da denier olarak hayat bulurken, Arab ülkelerinde ise dinar, islam öncesi dönem de dahil olmak üzere günümüzde bile bazı modern Arab ülkelerinde bir ödeme aracı olarak kullanılmaktadır. Hepsi de para anlamına gelen, İtalyanca'da denaro, İspanyolca'da dinero ve Portekizce'deki dinheiro sözcükleri, Latince "denarius" sözcüğünden türemişlerdir.

Değeri

Göründüğü kadarıyla altın aureus bir "hesaplama parası"dır, yüksek değeri nedeniyle günlük kullanımda pek değerlendirilmez. Nümizmatikler, aureus'un İmparatorların tahta çıkış bahşişi (cülus) olarak Lejyonlara dağıtıldığını düşünürler. 1 aureus 25 denarii değerindedir.

1 altın aureus = 2 altın quinarii = 25 gümüş denarii = 50 gümüş quinarii =100 bronz sestertii = 200 bronz dupondii = 400 bakır as = 800 bakır semisses = 1600 bakır quadrans

Ek bilgi

Hristiyanlıkta genel kabul gören bir inanışa göre Yehuda İşkariyot, İsa'yı, Roma İmparatorluğu Yahudiye Eyaleti Valisi Pontius Pilatus'un askerlerine 30 Denarius'a ispiyonlamıştır.

Ayrıca bakınız

  • Sestertius
  • Dupondius
  • As
  • Solidus (Sikke)
  • Dinar
  • Drachma

Kaynakça

Dış bağlantılar

  • Denarius, (İngilizce)
  • Octavian'dan Augustus'a: Yükselişinin resimli anlatımı., (İngilizce)